içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Yaş Almak...

Yaş almak, kaderine terk edilmek midir?

Her şeyi sineye çekip hayata veda etmeye hazırlanmak mıdır?

Yoksa geride kalan yıllara teşekkür ederek, yeni bir dönemin huzuruyla yaşama daha sıkı sarılmak mıdır?

Aslında yaş almak; yılların biriktirdiği bilgi, deneyim ve tecrübeyle hayata farklı bir pencereden bakabilmektir. Teknolojinin ve tıbbın hızla geliştiği bir çağda, bu değişime ayak uydurmaya çalışan büyüklerimiz; örf, adet ve geleneklerini de yaşatmaya gayret etmektedir.

Yaşlılarımız, kenara bırakılmış eski eşyalar değil; hayatın sessiz öğretmenleridir. Onları dinlemek, anlamaya çalışmak ve tecrübelerinden yararlanmak hepimizin görevidir.

Bu noktada aile eğitiminin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Yaşlıya sevgi ve saygı, çocuklukta kazanılan bir değerdir.

Atalarımızın dediği gibi: "Ne ekersen onu biçersin." Çocuklarımıza sadece başarılı olmayı değil, iyi insan olmayı, saygıyı ve sevgiyi de öğretmeliyiz.

Çalışmak bir erdem değil, hayatın doğal akışıdır. Sorumluluk almak da övünülecek bir davranış değil, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Verilen söz tutulmalı, yapılan işin arkasında durulmalıdır. Yaşlılarımız ise güvenilmeli, sevilmeli ve saygıyla değer görmelidir.

Onların hayatına müdahale etmek için değil, yüklerini hafifletmek ve yaşama sevinçlerini artırmak için yanlarında olmalıyız. Elbette herkesin hataları ve eksikleri vardır. Her dönemin kendine özgü şartları olmuştur. Bu yüzden bugünün hızına sonradan yetişmeye çalışan büyüklerimizin tecrübelerine kulak vermeliyiz.

Bir bakıştan hüznü, bir sessizlikten kırgınlığı anlayabilen bir nesil olabilmek en büyük zenginliktir. Çünkü insanın söylediklerinden çok, söyleyemediklerini de duyabilmek gerçek anlayıştır.

Unutmayalım ki yaş almak, sadece takvim yapraklarının çoğalması değildir. Yaş almak; aceleyle verilen hükümlerin yerini anlayışın alması, haklı olmaktan çok adil olmayı seçebilmektir.

Aslında insanı yaşlandıran yıllar değil; dünyadan yavaş yavaş eksilen sevgi, saygı ve vefadır.

Bu yazı 889 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum