içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Ekonomi ve Dünya...

Bugün dünyamız ve ülkemiz; ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon, gelir adaletsizliği, iklim krizinin yol açtığı aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve işsizlik gibi ağır sorunlarla mücadele ediyor.

Bir yanda geçim derdiyle yaşam savaşı veren insanlar, diğer yanda küçücük çocukların ellerine mendil ya da su verilerek vicdan sahibi insanların duygularının istismar edilmesi... Yardım adı altında kendi çıkarlarının peşinde koşanlar, birkaç kuruş uğruna işlenen acımasız cinayetler, pazar tezgâhlarında el yakan fiyatlar ve pazar kurulduktan sonra çöplerde yiyecek aramak zorunda kalan insanlar... Bunların hepsi, ne yazık ki içinde yaşadığımız acı gerçeklerdir.

Peki, bu gidişata nasıl "dur" diyeceğiz?

Şiddetin, zorbalığın ve çıkarcılığın yerine dayanışmayı, paylaşmayı ve insan sevgisini koymadıkça kalıcı çözümler üretmemiz mümkün değildir.

Dünyada bunun başarılı örnekleri de var. Fransa, 2016 yılında yürürlüğe koyduğu yasayla gıda israfına karşı örnek bir adım attı. Bu düzenlemeye göre 400 metrekareden büyük süpermarketlerin satılmamış ancak tüketilebilir durumdaki gıdaları çöpe atması yasaklandı. Marketler, bu ürünleri yardım kuruluşları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırmakla yükümlü hâle getirildi.

Böylece ekmekten meyve ve sebzeye, paketli ürünlerden diğer gıdalara kadar milyonlarca ürün israf edilmek yerine ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Fransa'nın bu uygulaması, gıda israfıyla mücadelede dünyaya örnek olan en önemli yasal düzenlemelerden biri olarak kabul ediliyor.

Neden benzer uygulamalar ülkemizde de yaygınlaştırılmasın? Hem çevre korunur, hem israf azalır, hem de binlerce ihtiyaç sahibi insanın sofrasına bir lokma ekmek ulaşır.

Unutmayalım; güçlü toplumlar yalnızca ekonomik kalkınmayla değil, vicdan, adalet ve paylaşma kültürüyle de ayakta kalır.

Temiz bir dünya, temiz bir yaşam ve temiz bir insanlık dileğiyle...

Bu yazı 610 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum