içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Maskesiz Bir Gün

Bazen bir evin içinde, hiç kimsenin duymadığı bir gürültüyle çöküyor yorgunluk.

Bu, sabah erkenden kalkıp koşturmanın getirdiği fiziksel bir yorgunluk değil.

Bu, insanın kendi varlığını, başkalarının beklentileri arasında unuttuğu o ince, sızılı duygunun adı.

Bir annenin, bir kadının veya bir insanın gün içindeki sessiz çığlığı, aslında büyük felaketlerden değil; "mış gibi" yapmaktan gelir.

Eltinizin, komşunuzun veya sosyal medyadaki o pürüzsüz yüzlerin gözleri üzerinizdeyken; evin renginden, çocuğunuzun terbiyesine, hatta sizin nasıl bir "rol" kestiğinize kadar her şeyin kusursuz olması gerektiğine dair o görünmez pranga... İşte asıl yorgunluk bu. Kendi gerçeğimizi, bir vitrin mankeni gibi sergilemek zorunda hissetmek.

Kızım artık 3 yaşında. Onun o masum, paylaşmayı henüz öğrenme evresindeki, dünyayı keşfeden ama kendi sınırlarını çizen o içten haline bakıyorum.

O, henüz "gibi" yapmayı bilmiyor. Canı yanınca ağlıyor, istemeyince vermiyor, yorulunca olduğu yere yığılıp kalıyor. Biz ise... Biz, yorulduğumuzda bile dik durmaya çalışıyoruz.

Birileri bizi taklit ettiğinde ya da bir adım önümüzde olmaya çalıştığında, içimizdeki o küçük, kırılgan çocuk "ben de buradayım" diye bağırmak istiyor ama nezaket denilen o ağır maskeyi takıp gülümsüyoruz.

Evdeki o TV ünitesinin üzerindeki bir toz tanesi, aslında benim o gün silmeye gücümün yetmediği bir hayal kırıklığı. Bir gün, o tozu temizlemek yerine karşısına geçip "Evet, bugün her şey mükemmel değil ve bu da benim gerçeğim" demeyi öğrenmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki, mükemmellik bir illüzyon. Bizim asıl hakikatimiz; o eksik kaldığımız, yorulduğumuz, dağıldığımız ve bazen sadece sessizce ağlamak istediğimiz anlarda gizli.

Edebiyat, insanın yaralarına bir merhem sürme sanatıysa eğer, bugün benim yarama sürdüğüm merhem bu satırlar olsun. Kimsenin görmediği o yorgunluğu, bir başkasının okuyup "yalnız değilim" demesi için buraya bırakıyorum.

Belki de iyileşmek, kusursuz olmakta değil; eksikliklerimizi şefkatle kucaklayabilmekte saklıdır.

Bu yazı 1927 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum