-
SEVİNÇ ÇELEBİ
Tarih: 04-02-2026 09:57:00
Güncelleme: 04-02-2026 10:42:00
Hayat hep acele ettiriyor bizi. Yetişmemiz gereken işler, cevaplanması gereken mesajlar, çözülmesi gereken meseleler… Sanki durursak eksilecekmişiz gibi.
Oysa insan bazen tam da durunca tamamlanır!
Ve bu duraksama bazen huzur dolu bir yere gitmekle veya bir yudum sıcak kahveyle mümkün olabilir…
Bendeniz’de olduğu gibi…
Her gün uyandığımda ilk yaptığım şey sıcacık kahvemi içmektir ve bu 40 yıldır değişmeyen bir gerçektir…
Ve bu günde sabahın erken saatlerinde ‘afyonumu patlatan’ o vazgeçilmez kahvemi yudumlarken çok sevdiğim bir arkadaşımın yazdığı köşe yazısıyla güne başlamak terapi gibi geldi…
Ve aslında tam da o yazı, bu yazıyı kaleme almama sebep oldu..
Bshaberler.com’un çok kıymetli yazarlarından Hava Alp’imiz Bursa’mızın parlayan güneşi, yıldızı Gölyazı’ya kahvaltıya gitmiş sevgili eşi ve iki çok sevdiği arkadaşıyla birlikte (selam olsun her birine) ve orada yaşadıklarını ipeksi bir dokunuşla kaleme almış… Öyle ki insan bir an herşeyi bırakıp Gölün kenarına, Gölyazı’ya gitmek istiyor…
İş güç de bu olasılığı hemen insana veremeyeceği için, bende size bir kahve molası önerisiyle geldim ve bir fincan Kahvenin nimetleri neymiş hep birlikte bir bakalım istedim…
Gölyazı’ya gidenler iyi bilir oranın huzurunu, güzelliğini, verdiği hissiyatı…
Yalnız benim gibi kahve sevenler de iyi bilir ki; aslında kahve molası dediğimiz şey, sadece fincana doldurulan koyu bir içecek değildir.
O, insanın kendine ayırdığı küçük bir şefkattir.
Gün içinde kimseye göstermediğimiz yorgunluğun fark edildiği andır.
Buharı tüten bir fincanın başında insan biraz olsun yavaşlar. Omuzlar iner. Kalp ritmi sakinleşir. İçimizde biriken o görünmez ağırlık hafifler.
Belki kimse bilmez ama bazı gözyaşları kahve içerken akar.
Bazı kararlar kahve soğurken verilir.
Bazı vedalar bir “Son bir kahve içelim” cümlesine sığar.
Kahve molası, insanın kendine “İyi misin?” diye sorduğu nadir anlardandır. Çünkü gün boyu herkes bizden bir şey ister; ama kimse ruhumuzun hâlini sormaz. O soruyu bazen sadece biz sorarız kendimize.
Bir fincan kahve; çocukluk anılarını getirir bazen.
Anne mutfağını… Pencere kenarında bekleyen akşamüstlerini… Ya da eski bir dostla paylaşılan kahkahaları…
Belki de bu yüzden kahve molası nimettir. Çünkü insana sadece kafein değil, hatıra verir. Sadece enerji değil, sükûnet verir.
Ve bazen en çok ihtiyacımız olan şey; büyük başarılar değil, küçük bir huzurdur.
Bir fincanlık huzur…
Ve belki de hayat, sandığımız kadar büyük meselelerden ibaret değildir.
Belki de insanı ayakta tutan; o kısa molalarda toparladığı kalbidir.
Kırıldığımızda, yorulduğumuzda, sustuğumuzda…
Bir fincan kahvenin başında kendimize yeniden sarılırız aslında.
Çünkü dünya ne kadar gürültülü olursa olsun, insanın içindeki sessizliği koruyabildiği kadar güçlüdür.
Ve bazen…
En büyük lüks ne zamandır biliyor musunuz?
Kimseye yetişmeye çalışmadan, sadece kendinize yetişebilmektir.
Bir fincan kahve eşliğinde.
- Şehrin kalbi yeniden yeşil-beyaz atıyor
- Timsah Arena’da yalnızca bir maç oynanmadı
- 24 Yıl Sonra Gelen Nefes
- Kalemin Yalnızlığı
- Sinemanın Frankofon Yolculuğu
- 700 Günün Ardından: Bir Belediyecilik Hikâyesi
- Altı Golün Ötesi: Bir Hatırlayış
- Bursaspor’un Şampiyonluk Ruhu yeniden canlanıyor
- Yağmurun Altında Üç Puan
- Kestel’e Değer Projeler ve Güven Veren Bir Lansman
- Depremi beklemek değil, hayata tutunmak
- Unuttuğumuz Bir Şey Var: Hayır Duası