içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Yedikule'den Dünyaya Uzanan Bir Ses: Ersin Faikzade

Gazetecilik mesleğinde en sevdiğim şeylerden biri, yıllar içinde yolu kesişen insanların başarılarına tanıklık etmek. Hele ki o başarı yalnızca kişisel bir hikâye olmaktan çıkıp ülke sınırlarını aşmışsa, bunu kaleme almak ayrı bir mutluluk veriyor.

Ersin Faikzade ile tanışıklığımız da yıllar öncesine dayanıyor.

Onu ilk kez Bursa Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen Zeki Müren'i Anma Programı'nda dinlemiştim.

Güçlü sesi, sahne hakimiyeti ve yorumuyla dikkatimi çekmişti.

Daha sonra İstanbul'da bir dost meclisinde tanıştık.

O günden bu yana mütevazı kişiliği, samimiyeti ve içtenliğiyle dostluğumuz devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde yeni albüm lansmanı için İzmir'e gitmeye hazırlanırken kısa bir kahve molasında buluştuk.

Sohbet sırasında kendisini Uludağ TV'de hazırlayıp sunduğum programa davet ettim.

Her zamanki sıcaklığıyla kabul etti. Önceki gün stüdyomuzdaydı.

Kameralar açılmadan önce de, yayın sırasında da aynı samimi Ersin vardı karşımızda.

Ancak bu buluşmanın asıl sebebi sadece dostluk değildi.

Çünkü Ersin Faikzade son dönemde uluslararası alanda dikkat çeken başarılara imza atıyor.

"Narsist Sevgilim" adlı şarkısının İspanyolca versiyonu olan "Mi Novio Narcisista", özellikle Venezuela ve Meksika'da büyük ilgi görüyor. Bir Türk sanatçının eserinin farklı bir dilde, farklı kültürlerde karşılık bulması hiç kuşkusuz gurur verici.

Ersin'in bu konudaki sözleri de oldukça anlamlı:

"Bir şarkının farklı bir dilde de insanların kalbine dokunabilmesi benim için çok değerli. Müziğin sınırları olmadığını bir kez daha görmüş oldum. İnsanların dili farklı olabilir ama duyguları aynı."

Aslında müziğin evrenselliğini anlatan bundan daha güzel bir cümle bulmak zor.

Kısa süre önce Altın Trend Ödülleri'nde "Yılın En Etkileyici Erkek Sanatçısı" ödülünü alan Faikzade, başarısını yalnızca şarkılarına değil, farklı kültürleri ve müzik türlerini bir araya getiren sanat anlayışına bağlıyor.

Pop, indie ve Latin müziğini harmanlayan sanatçı; Fransızca, Farsça, İspanyolca, İngilizce ve İtalyanca eserlerle oldukça geniş bir repertuvara sahip. Belki de onu farklı kılan en önemli özelliklerden biri bu cesur müzikal yolculuk.

Sohbetimiz sırasında beni en çok etkileyen detaylardan biri ise dünyanın farklı ülkelerindeki spor salonlarından aldığı geri dönüşler oldu. Özellikle Latin tarzındaki şarkılarının egzersiz listelerinde yer aldığını anlatırken gözlerindeki heyecanı görmek mümkündü.

Sanatçılar için ödüller elbette kıymetlidir. Ancak eserlerinin insanların günlük yaşamına eşlik etmesi sanırım çok daha özel bir duygu.

Bugün Yedikule'den çıkan bir ses, Latin Amerika'da radyolarda çalınıyor; dünyanın farklı noktalarındaki spor salonlarında yankılanıyor. Bu yalnızca bir sanatçının başarısı değil, aynı zamanda müziğin sınır tanımadığının da güçlü bir göstergesi.

Ersin Faikzade, yeni projeleri ve farklı dillerdeki çalışmalarıyla yoluna devam ediyor. Görünen o ki bu müzik yolculuğunda daha duyacağımız çok hikâye var.

Bizlere de bu başarıları gururla takip etmek düşüyor.

Bu yazı 1781 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum