içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Telefon Çaldığında Neden İrkilirim?

Bazen insanın iç sesi sandığı şey, aslında geçmişinin yankısıdır. İçimde konuşan sesin tek bir yerden gelmediğini zamanla fark ettim. Bazen korkum konuşuyor, bazen alışkanlıklarım, bazen geçmişim, bazen de sevgim.

Bunu ilk kez ilkokul yıllarında yaşadığım bir olayda anladım. Bir sınıf arkadaşım okul yolunda önüme çıkıp bana vuruyordu. Neredeyse her gün tozlu önlükle eve dönüyordum. Korkuyordum ve susuyordum.

Bir gün artık dayanamadım. Eve geldiğimde sadece yediğim dayaktan değil, sessiz kalmaktan da yorulmuştum.

Anneme durumu anlattım. Ertesi gün benimle okula geldi ve sorun çözüldü.

O gün şunu fark ettim: Sessiz kalmak bir seçimdi ama doğru bir seçim değildi.

İçimde ilk kez doğru sesi o zaman duydum.

Yıllar sonra bunun tersini de yaşadım.

Üniversite için Bursa’ya geleceğim zaman çok tedirgindim. Şehri hiç bilmiyordum. Aslında beni korkutan Bursa değil, bilinmeyendi.

O korkuyu dinleseydim belki de hiç gelmeyecektim.

Sonra fark ettim ki bazı sesler bugüne ait değil.

Telefon aniden çaldığında hâlâ irkildiğim oluyor.

Bir anlığına içimden “kötü bir haber mi geldi?” diye geçiriyorum. O anda sadece telefonu değil, geçmişi de duyuyorum.

Babamın vefat haberini aldığım o telefon hâlâ içimde duruyor. Telefon değişti, zaman geçti ama o anın bıraktığı his kalmış.

Ve ben uzun süre her çalan telefonu aynı yerden dinledim.

Bir keresinde vermek üzere olduğum bir karardan vazgeçtim. O an doğru olduğunu düşünüyordum. Sonradan anladım ki kararı değil, korkumu dinlemişim.

Belki de mesele bu: İçimizdeki sesleri zamanla ayırt etmeyi öğrenmek.

Artık her iç sesi doğru sanmıyorum. Önce duruyorum. Dinliyorum. Sonra kendime soruyorum: Bu gerçekten benim sesim mi, yoksa geçmişimin mi?

Her zaman net bir cevap bulamıyorum. Ama doğru soruyu sormak bile bazen yanlış adımları azaltıyor.

Artık biliyorum: Her ses bana ait değil.

Ve insanı insan yapan, içinden geçen her ses değil; hangi sesi dinleyeceğini seçebilmesidir.

Artık her ses bana ait değil.

Bu yazı 891 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum