içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Dostlar Beni Hatırlasın

Aristo’nun dediği gibi: “Dostluk, iki ruhun tek bir bedende yaşamasıdır.”

Gerçek dostluk, zamanın ve mesafenin sınırlarını aşar.

İnsan, doğası gereği bir arada olmaya, bir ruhun sıcaklığını hissetmeye ihtiyaç duyar.

Aylar, yıllar geçer; görüşemediğimiz dostlarımız olur.

Ama yeniden karşılaştığımızda, sanki hiç ayrılmamışız gibi sarılırız birbirimize.

Çünkü dostluk, zamana ve mesafeye dirençlidir.

Dost dediğin; yolda yoldaş, kederde gözyaşı, sıkıntıda sessiz destek olur. İş hayatı ve yaşam bazen insanı zorlar, ama dostluk her zaman yüzünde bir tebessüm bırakır.

Yıllarca yan yana çalıştığın insanlarla yollarınız ayrıldığında bile bir gün yeniden kesişebilir.

Geçtiğimiz günlerde ben de böyle bir an yaşadım…

Yıllarca aynı işleri yaptığımız, aynı müzikleri dinlediğimiz, birlikte ağlayıp güldüğümüz bir dostla…

Ortak noktamız sadece geçmişimiz değildi; köklerimiz de aynıydı.

Anadolu’nun küçük köylerinde büyümüş, aynı kültürle yoğrulmuştuk.

Sohbetlerimizin en sevdiğimiz konusu Toroslar’dı.

Engin yamaçlar, mis kokulu menekşeler, sümbüller, pınarlar…

Doğanın tüm cömertliğiyle kendini gösterdiği bu coğrafya, bizim için sadece bir yer değil, bir hatıraydı.

Ondaki bu toprak sevdası, ona bakan herkesin diline tek bir tanım düşürürdü: Toros aslanının asaletine sahip bir yürek.

Torosların eteklerinde dolaşırken aracımız aniden arıza yaptı.

Uzak bir yerde, doğanın ortasında ne yapacağımızı bilemez haldeydik.

Tam o anda, yıllardır görüşmediğimiz dostumla karşılaştık.

Göz göze geldiğimizde yılların mesafesi bir anda eridi. Bizi misafir etti, aracımızın patlayan lastiğini ailesiyle birlikte tamir etmemize yardım etti.

O an, sadece aracımız değil, içimizdeki tedirginlik ve çaresizlik de kayboldu.

Dostluk, sadece birlikte geçirilen yıllar değildir; Zor anlarda yanında olan, sessizce güven veren, küçük bir yardımın bile hayatı değiştirebileceğini gösterendir.

Aslında bu yazıyı kaleme almamı sağlayan yine güzel bir dosttu.

Bana dostlukla ilgili öyle güzel şeyler söyledi ki, yol beni dostlarıma götürdü.

Bazen dostların kıymetini bilemediğimiz zamanlar olur.

İşte o anlarda Yunus Emre’nin öğüdünü hatırlamak gerekir: “Kırma dostun kalbini; onaracak ustası yok.”

Dostluk, ancak güzel davranışlarla büyür ve kalıcı olur.

Şahsen ben bu sözü her daim aklımda tutmaya gayret ediyorum. Ve buradan dostlarıma sesleniyorum: Siz benim için çok değerlisiniz. Dostluk, hayatı güzelleştiren en büyük armağan.

Ve büyük ozan Âşık Veysel’in sözleriyle bitiriyorum yazımı: “Dostlar beni hatırlasın.”

Sürç-i lisan ettiysem affola.

Bu yazı 697 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum